Ya Resulallah!
Çarklar döndü hızla,
Ve zaman girdi aramıza.
Nasılda uzaklaştık birbirimizden,
Tam on dört asır geçti üzerinden.
Geçmişte kaldın sanki
Ama hala bugünü yaşıyoruz seninle kalbimizde.
Ya Resulallah!
Biraz günahkar, biraz talepkar, biraz da isyankar bir dille sesleniyorum sana.
Belkide bu satırlar aşına gelecek sana.
Ama yürekten kopan kelam başkadır insan gözünde.
Rabbine kavuşmana günler kala,
Adına rabbin huzurunda
Merhamet dilendiğin o ümmetindenim.
Bir Hatice, bir Aişe gibi olabilmeyi hayal eden bir biçare sadece..
Sen gittin gideli,
Bir boşluk var dünyada.
Yerini dolduramadı,
Gelip geçen tüm mahlukat.
Bir gençlik yarattık kendimizce,
Senin izinde gitmeyi ümit eden.
Kimisi yanlış yollara saptı,
Dipsiz uçurumlara doğru.
Kimisi zar zor tutunabildi ,
Uzattığın dala.
Ama bazısı var ki;
Hicret yolunda Ebubekir gibi,
Bedir'de Omer gibi,
Uhud' da Osman gibi
Ve islam sancağını taşıyan Ali gibi.
Sana kavuşmayı bekliyorlar çaresizce.
Bir pazar gecesi,
Doğumunu bekler gibi sabırsızca.
Hani, sen demiştin ya;
Bana gençler iman etti,
Ihtiyarlar karşı çıktı.
Sana baba bile diyemeyen çocuģnu sever gibi sevdin bizi.
Kokusuna doyamadığın anneni kucaklar gibi kucakladın bizi.
Içinde yetimliğini duya duya..
Ey yetimlerin yetimi!
Sana nasıl öldü diyebilirler!
Onlar bilmiyorlar mı ki,
Sen gidersen bu avare gençlik öksüz kalır.
Ama bak, ruhumda kucaklıyorum seni,
Kokun burnumda,
Sesin kulağımda,
Mekke rüzgarları seni taşıyor bana..
Bahsetmesinler gidişinden.
Yokluğun düşünce aklıma,
Yer gök yasını tutuyor adeta.
Katre katre hüzün süzülüyor semalardan..
Ey nebiullah! Ey habibullah!
Sen benim yüreğimde;
Bir damla yağmur,
Bir katre rahmet için ellerini semaya açanlar adına,
Gözlerini gökkubbeye diken,
Zeytin gözlü çocuksun.
Taif' in göğünde yükselen taşlar,
Yara açarken beyaz teninde,
Gelecekteki gençlerine acıyan,
Merhamet timsalisin.
Rabbin seni sevdiklerinle sınarken;
Takdir-i ilahi diye boyun eğen sabırsın.
Ve sen hala,
Nur Dağı' nın beklenen misafirisin.
Yazan:Yüsra TURAMAN
Ve zaman girdi aramıza.
Nasılda uzaklaştık birbirimizden,
Tam on dört asır geçti üzerinden.
Geçmişte kaldın sanki
Ama hala bugünü yaşıyoruz seninle kalbimizde.
Ya Resulallah!
Biraz günahkar, biraz talepkar, biraz da isyankar bir dille sesleniyorum sana.
Belkide bu satırlar aşına gelecek sana.
Ama yürekten kopan kelam başkadır insan gözünde.
Rabbine kavuşmana günler kala,
Adına rabbin huzurunda
Merhamet dilendiğin o ümmetindenim.
Bir Hatice, bir Aişe gibi olabilmeyi hayal eden bir biçare sadece..
Sen gittin gideli,
Bir boşluk var dünyada.
Yerini dolduramadı,
Gelip geçen tüm mahlukat.
Bir gençlik yarattık kendimizce,
Senin izinde gitmeyi ümit eden.
Kimisi yanlış yollara saptı,
Dipsiz uçurumlara doğru.
Kimisi zar zor tutunabildi ,
Uzattığın dala.
Ama bazısı var ki;
Hicret yolunda Ebubekir gibi,
Bedir'de Omer gibi,
Uhud' da Osman gibi
Ve islam sancağını taşıyan Ali gibi.
Sana kavuşmayı bekliyorlar çaresizce.
Bir pazar gecesi,
Doğumunu bekler gibi sabırsızca.
Hani, sen demiştin ya;
Bana gençler iman etti,
Ihtiyarlar karşı çıktı.
Sana baba bile diyemeyen çocuģnu sever gibi sevdin bizi.
Kokusuna doyamadığın anneni kucaklar gibi kucakladın bizi.
Içinde yetimliğini duya duya..
Ey yetimlerin yetimi!
Sana nasıl öldü diyebilirler!
Onlar bilmiyorlar mı ki,
Sen gidersen bu avare gençlik öksüz kalır.
Ama bak, ruhumda kucaklıyorum seni,
Kokun burnumda,
Sesin kulağımda,
Mekke rüzgarları seni taşıyor bana..
Bahsetmesinler gidişinden.
Yokluğun düşünce aklıma,
Yer gök yasını tutuyor adeta.
Katre katre hüzün süzülüyor semalardan..
Ey nebiullah! Ey habibullah!
Sen benim yüreğimde;
Bir damla yağmur,
Bir katre rahmet için ellerini semaya açanlar adına,
Gözlerini gökkubbeye diken,
Zeytin gözlü çocuksun.
Taif' in göğünde yükselen taşlar,
Yara açarken beyaz teninde,
Gelecekteki gençlerine acıyan,
Merhamet timsalisin.
Rabbin seni sevdiklerinle sınarken;
Takdir-i ilahi diye boyun eğen sabırsın.
Ve sen hala,
Nur Dağı' nın beklenen misafirisin.
Yazan:Yüsra TURAMAN

Yorumlar
Yorum Gönder